Kategoriler
Duyuru Ve Bilgilendirmeler

Yeni WhatsApp duyururu grubum

Herkese merhabalar. Sizlerle yeni oluşturduğum WhatsApp duyuru grubumun bağlantısını paylaşmak üzere kaleme alıyorum bu mesajı.

Sokakta sabah, Bilişim bülteni, maraton deneyimleri, dr engin yılmaz sitesindeki yeni yazılarım ve bugünden kestiremediğim diğer paylaşımlarımdan anlık haberdar olmak isterseniz aşağıdaki bağlantıya tıklayarak grubuma katılabilirsiniz. Grubu sadece yöneticilerin mesaj göndereceği şekilde yapılandırdım, ama her zaman özel olarak cevapla diyerek bana ulaşabilirsiniz.

https://chat.whatsapp.com/Cf9WAVCr1fG4CFSp9bdp69

Kategoriler
Duyuru Ve Bilgilendirmeler

24 Eylül Saat 13:00 Adımlarımız Bağımsız Yaşam Dönüşümüne Etkinlik AYrıntıları

Herkese merhabalar. Bağımsız yaşam dönüşümüne birlikte adımlamak için düzenlediğimiz etkinliğimize gösterdiğiniz ilgiye çok teşekkür ederim. Bu yazıyı 24 Eylül ile ilgili bazı detayları paylaşmak amacıyla yazıyorum.

Etkinliğimiz 24 Eylül 2022 Cumartesi günü saat 13:00’da başlıyor.

Buluşma noktamız Marmaray Süreyya plajı durağının sahil çıkışı. Marmaray’dan, Süreyya plajı anonsunu duyunca inin ve görevlilere sahile çıkacağınızı söyleyin hemen çıkışta sizi bekliyor olacağız.

Herkes geldikten sonra önce yola, sesli ışıklara doğru yürüyüp karşıya geçecek, 50 metre kadar sola yürüyüp gelen dönüşten oto parkı geçerek sahil dönüş yoluna çıkacağız.

Sonrasında 400 metre kadar yürüyüp sahile varacak ve oradan 4,5 kilometrelik bir yol izleyerek Bostancı deniz otobüslerinin bulunduğu noktaya ulaşacağız.

Güzergahımızda iki noktada sahilden ayrılıp caddeye çıkacak ve ilerisinden tekrar sahile gireceğiz.

Peki yürürken ne yapacağız diye sorarsanız, aslında biraz doğaçlama olacak sürecimiz. Blind Square bize yol boyunca eşlik edecek. Bunun yanında birlikte yürürken belki her birinizin bir yere giderken nasıl gittiğini anlatmasını isteyeceğiz sizlerden. Tabi bu arada yürürken bir yeri bulmak için kullandığınız ipuçları, baston kullanımındaki püf noktalarınız, yön bulma deneyimlerinizi ve dilediğiniz her şeyi konuşarak güzergahımızı tamamlayacağız. Sonunda da dileyenlerle bir balık ekmek yiyip vedalaşacağız. Güzel bir etkinlik olması dileğiyle.

 

Kategoriler
Duyuru Ve Bilgilendirmeler

Adımlarımız Bağımsız Yaşam Dönüşümüne

Eylül. Ne çağrıştırır size? Bir yönüyle yaza veda, bir yönüyle ise sonbahara merhaba. 23 Eylül tam bu dönüşümü simgeler. Gece ve gündüz eşitlenir, sarı yapraklar sonbaharı karşılar. Belki yazı bitirmenin hüznünü yaşarız, ama diğer taraftan da yeni başlangıçların ayıdır eylül. Yeni okul ve iş sezonları, dizilerin yeni bölümleri, yenilenen hedef ve umutların zamanı.

Yaptığımız sokakta sabah programlarına gelen geri bildirimlerden bir tanesi neden beraber adımlamıyoruz sokakları sorusuydu. Bunu nasıl, ne zaman yapsak diye düşünürken, Eylül ayı geldi   aklımıza. Niçin tam gün dönümünün hafta sonunda bağımsız yaşam dönüşümüne bir adım atmayalım diye geçirdik içimizden ve eteğe kemiğe büründü projemiz. Evet 24 Eylül Cumartesi günü öğleden sonra Süreyya plajından Bostancı’ya birlikte adımlamaya ne dersiniz. Amaç bastonları buluşturmak. Gaye, bağımsız hareket   deneyimlerini kavuşturmak. Hedef, bağımsız yaşam güdüsünü pekiştirmek. Bu bir eğitim değil. Bir gösteri de değil. Buluşan bastonların bağımsız yaşama attığı adım. Eminiz ki, hepimizin birbirimizden öğreneceği çok şey var. Sizler de kendiniz, aileniz, çocuğunuz eşlik etmek isterseniz adımlarımıza bekleriz.

Adımlarımız bağımsız yaşam dönüşümüne

Tarih: 24 Eylül 2022.

Yer: Süreyya plajı Marmaray çıkışı.

Saat: 13:00

Detaylar için

www.drenginyilmaz.net

Adresini takip edebilir, dilerseniz abone olabilirsiniz.

 

Kategoriler
Yüreğimden ve Aklımdan Damıttıklarım

Sokaktaki bir köre yapmamanız, söylememeniz gereken şeyler 2

1. kör ebeveyniyle gördüğünüz çocuğa hediye, para vs vermeye çalışmayın.
2. Hadsiz biçimde çocuğu neden anneni karşıya geçirmiyorsun diye azarlamayın.
3. Karşılaştığınız bir köre, beni tanıdın mı iki yıl önce de seni karşıya geçirdim gibi bir soru sormayın.
4. Toplu taşıma kullanan bir körü görür görmez arkadaşa yer verelim diye bas bas bağırıp kişiyi afişe etmeyin. Yalnızca o an boş yer varsa destek olun.
5. herhangi bir yerde sakince sırasını bekleyen bir körün kolundan tutup öne geçirmeye çalışmayın.
6. Yolda karşılaştığınız bir köre otomatik olarak sen hangi dernektensin diye sormayın.
7. Herhangi bir yerde yanına oturduğunuz ve hiç tanımadığınız bir köre adından bile önce doğuştan mı, hiç mi tedavisi yok sorularını savurmayın.
8. size bir yeri soran köre şurası, burası gibi işaret zamirleri ile tarif vermeyin.
9. sokakta bir şekilde eşlik ettiğiniz köre çubuğunu kaldır gibi tavsiyelerde bulunmayın.
10. sokakta kendi halinde yürüyen bir köre durup dururken, Allah Yardım etsin, sizin işiniz çok zor şeklinde laf atmayın.

Kategoriler
Yüreğimden ve Aklımdan Damıttıklarım

sokaktaki bir köre yapmamanız, söylememeniz gereken 10 şey

1. Yolda bastonuyla giden birine arkadan düz git diye seslenmeyin.
2. karşınızdan gelen birine sağ sol diye komut vermeyin. çünkü muhtemelen sizin sağınız onun solu.
3. yolunda yürüyen birine dur yanlış gidiyorsun diye bağırmayın. Muhtemelen onun kafasında bir harita ve bildiği bir şey var. Yanlış gidiyorsa ve çarpacaksa bile bu, onun sorumluluğunda.
4. Sakın ha sakın, izin almadan, sormadan kesinlikle kimsenin koluna, eline dokunmayın.
5. Otobüse, minibüse binen birine çekilecek eşya muamelesi yapıp hiç konuşmadan yer vermeye çalışmayın. Eğer boş yer varsa, uyarın yalnızca.
6. Tanımadığınız hiç bir kimseyle sen dilinde konuşmayın.
7. size yol soran birine, ne yapıcan orda, ama çok uzak orası gibi akıllar vermeyin. Bilmiyorsanız bilmiyorum deyin yeter.
8. kimseyi, şu, bu, gibi işaret zamirleriyle nitelemeyin.
9. metro ve benzeri yerde, yakında yürüyen merdiven varken, kimseyi zorla asansöre yönlendirmeyin.
10. Biri sizden yardım istemediğini belirttiyse lütfen ama lütfen inat ve ısrar etmeyin.

Kategoriler
Yüreğimden ve Aklımdan Damıttıklarım

Sakatlar Haftasında Uzak durmanızı önereceğim 15 şey

1. Okullarda para toplayan, bir yerlerde kapak isteyenler.
2. Gözleri bağlama, kulakları tıkama, sandalyeye oturma tarzı acıma ve anlamsız hayranlık dışında hiç bir işe yaramayan etkinlikler.
3. Engelli kardeşlerim diyenler.
4. Azmi taktir etme yarışına girenler.
5. Günlük basit etkinlikleri bile başarı hikayesi diye yazan ilham pornocuları.
6. Herkes potansiyel engelli adayıdır diyenler.
7. Sizi karşıya geçirirken, ama benim için dua et diye rüşvet isteyenler.
8. Sevgi her engeli aşar diyenler.
9. tüm yıl ayrımcılığın dibine vurup tam bu hafta açılış etkinlik yapan tüm kurumlar.
10. Engellilerimize sahip çıkalım diyen politikacılar.
11. Sokaklarda sakatlığını kullanıp acımtırak müzik yapan sözde mağdurlar.
12. iş yerlerinde tek bir sakat istihdam etmeyip sözde sosyal sorumluluk yapanlar.
13. hukuk deyip en sağlamcı sözlerle tanık diye dayatan noterler.
14. sakatları etkinliklerinde meze diye kullanıp aslında kendine çıkar sağlayanlar.
15. sokakta Allah şifa versin, hastanede hiç mi tedavisi yok, sınıfta sizin için ayrı okullar yok mu diyenler.

Kategoriler
Yüreğimden ve Aklımdan Damıttıklarım

Şükür, Bir minnettarlık mı yoksa hakir görmek mi?

Yolda yürürken, ya da bir yerde otururken, otobüsteyken, size bakarak yanınızdakinin ağzından hafif mırıldanan şükür sözleri döküldü mü hiç? Çok yüksek sesle de yapmazlar hani “allahım çok şükür, çok şükür” diye defalarca duyulan nida.

Gerçekten niyet nedir orada peki? Sahip olduklarına, yaşadıklarına olan bir teşekkür mü? Yoksa benim gibi olmadığı için duyulan bir şükran mı? sahi niye şükreder biri? Nedir amacı?

Kuşkusuz dinsel bir anlamı var şükrün. Bu konuda hiç bilmediğim sulara girip hadsizlik etmek değil niyetim. Ama şöyle basit bir internet araştırması yaptığımda, şükrün allahın verdiği nimete olan bir minnettarlık olduğu sonucunu çıkarıyorum. Dr. Durak Pusmaz’ın Diyanet dergisindeki Kuran’da şükür kavramı yazısında şükrün dil ile, kalp ile, azalarla ve amel ile yapılacağı anlatılıyor. Dil ile şükür, yani sürekli bizim maruz kaldığımız şey esasında verilen nimetin ve iyiliğin anılması maksadını taşıyormuş. Kalp ile şükür ise asıl nimeti verenin Allah olduğunu bilmek ve bundan sevinç duymak olarak açıklanıyor Pusmaz tarafından. Azalarla şükür ise, vücudumuzdaki tüm organların bize bahşedilmiş birer nimet olduğunu bilmek ve onları yaratılış amacı doğrultusunda kullanmakla oluyormuş. Makalenin tamamına ulaşmak için:

https://dergi.diyanet.gov.tr/makaledetay.php?ID=16032#:~:text=%C5%9E%C3%BCk%C3%BCr%3B%20iyili%C4%9Fi%20bilip%20yaymak1,nimet%20kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda%20olmaks%C4%B1z%C4%B1n%20da%20olur.

 

Adresini kullanabilirsiniz.

Dediğim gibi, asla bilmediğim konularda ahkam kesmek değil niyetim. Sadece olur olmadık yerlerde özellikle bizim duyacağımız şekilde dökülen sözlerin gerçek bir karşılığı var mı diye merak ettim. Yolda, markette, toplu taşıma aracında, parkta vs, yanımıza yaklaşıp güya yardım edeceğim derken sürekli benimle konuşmak yerine şükreden birinin asıl amacı kendisine verilen bir nimete mi teşekkür etmek, yoksa iyi ki benim yerimde olmadığı için duyduğu bir rahatlama mı acaba diye şüphelenmek çok mu niyet okuma olur sizce? Farklı olanı beterin beteri olarak görüp şükrü bir kıyas aracı olarak kullanmak. Kendince karşısındakini aşağıda görüp onun gibi olmadığı için yaşanan iyi hissetmeyi açıkça dile getirmek. Yani farklı olanı bir iyi hissetme aracı haline dönüştürmek.

Şükür bireysel bir inanç aslında. Kimin, neye niçin şükrettiğini yargılama hakkımız yok elbet. Lakin özellikle farklı olanın yanında gelişen hal ve hareketler bazen bir mikro saldırıya dönüşüyor. Karşıya deniyor ki, bak ben senden üstünüm. Sen eksiksin ben tam. Çok şükür ki senin durumunda değilim. Birincisi akıldan geçen ve dille açıkça belirtilen bu tarz düşüncelerin ancak şahsi duygular olduğu muhakkak. Bilgisizlik ve önyargının dışa vurumu. Geçen yolda yürürken, yine birisi elime para tutuşturmaya kalktı. Nasılsa ramazan ya, böylece rahatlatacak kendini. Belki benim senden daha çok param var ne biliyorsun şeklinde sorunca, olsun dua edersin diye ısrar etti adam. Biz almadık tabi parayı. Yine al dua edersin diye işi uzatınca, ben de biraz daha devam edersen beddua edeceğim dedim, uzaklaştı yanımızdan neyse ki. Her bir kör faninin başına gelen klasik bir olay. Kamusal alanda dolaşan beterin beterleri olarak dışarıya bir iyi hissettirme, sevap işleme şükretme nesnesi olan konumumuz.

İkincisi de güya sevap işlemek amaçlı yapılan bir eylemin açıkça başkasını hor gördüğü için istenen sonuca ulaşacağı da tartışmalı. Bir tarafıyla karşı tarafı kıran, belki daha kötü hissetmesine neden olan bir fiil çıkıyor ortaya. Ayrıca burada mesele bir nimete sahip olup olmamaktan çıkıyor, başkasının aynı şeye sahip olmaması üzerinden mutluluğa dönüşüyor ki, bunun ahlaki doğruluğunu biraz düşünün isterseniz. Yani dostlar şükrü bir kıyas aracı olarak kullandığınızda, bilin ki, ben de karşı taraf olarak bana biçilen beterin beteri rolünü reddediyorum ve bu rolü biçenlere hakkımı helal etmiyorum. Bilginize.

 

Kategoriler
Yüreğimden ve Aklımdan Damıttıklarım

Senden Bir Tane Daha Var – Algının Tutsaklığı 1

Bundan birkaç ay öncesi bir kış günü. Sevda’yla birlikte eve doğru yürürken sokakta oynayan bir çocuk yaklaştı yanımıza. “Aaa! Abi senden bir tane daha var.” Âdem abiyle epey yakın oturuyoruz, onu kastediyor muhtemelen. İkimizin de kör oluşu, diğer tüm özellikleri görmezden gelmek için yeterli. Birkaç zaman sonra o çocukla bir daha karşılaştık. Bu sefer Âdem abi de vardı yanımda. Şakayla karışık takıldım. “Bak, benden bir tane daha var diyordun ya, bu di mi?” dedim. O da “Evet abi” dedi. Muhtemelen hepimizin yüzlerce kez karşılaştığı bir şey bu aslında. Ama çocuğun sözleri bu yazıyı düşürdü kalbime, beynime. Nasıl oluyor da tek bir özellik, bütün diğer niteliklerin önüne geçip bizi tanımlayan tek şey oluveriyor? İnsanları böyle tanımlara iten ne?

Aşağıda vereceğim EEEH Dergi Bağlantısında okuyacaklarınız, şimdilik üçlü bir yazı dizisinin ilki. İnsanların farklı bir şeyle karşılaştıklarında algılarının nasıl bu farka tutsak olup kalan her şeyi yok saydıklarını anlamaya ve anlatmaya çalıştım. Sizler de yorumlarınızda tutsak algı örnekleri verir misiniz? Böylece zenginleşir repertuarımız ne dersiniz?

https://eeeh.engelsizerisim.com/yazi/alginin-tutsakligi-1-senden-bir-tane-daha-var-abi

 

Kategoriler
Yüreğimden ve Aklımdan Damıttıklarım

Bir Covid Geldi Geçti. 21 Şubat 6 Mart 2022

Klavyeye dokunan parmaklardaki güç kaybı ve halsizlik, çok   yoğun bir boğaz ağrısı, çıkıp inen ateş ve çıktığı anda yaşanan üşüme ve eklem ağrıları. Yanında garnitür   olarak gelen burun tıkanıklığı ve hafif baş ağrısı. İşte benim Covid özetim. 21 Şubat günü biraz halsizlik hissedince risk almayıp test yaptırmaya karar verdim ve ben de sayısı milyara ulaşan covidliler kervanına katıldığımı öğrendim. Ortak belirtiler olsa da herkesin covidi kendi bireysel özelliklerine göre deneyimlediğini düşündüğümden kendi bedenimi gözlemleyip süreci bir günlük haline getirmek istedim. Sanırım yapmayı en çok sevdiğim şeyle, yazmakla iyileşmeye çalışıyorum.

Kategoriler
Yüreğimden ve Aklımdan Damıttıklarım

Bilişim Bültenimizin 2. sayısı Şubat 2022 çıktı!

Bilişim bültenimizin ikinci sayısından hepinize merhabalar dostlar. Aslında her ayın 1’inde veya onu takip eden hafta içinde çıkmak niyetimiz. Ama ilk sayımız ocak sonunda çıktığından şubat ayını boş geçmek istemedik. Eee haliyle sevgililer gününde de bilişimle ilgili çokça hediye alınabileceğini var sayarak 14 Şubat’ta size güzel bir sayı sunmak istedik. Hem daha pek bir yeniyiz bizi anımsayın diye umduk.

 

Şubat 2022 2. bülten sayımıza ulaşmak için tıklayın!